Kitap doğru tercüme edilmez ise, Kitap sahibi'nin hakkı yenmiş olunur.               Mustafa Beder 

Yayınladığım kitaplar da, sadece Kur'an'ı konuşturuyorum

 

Birinici Kitap: “İslam Din-inde: Yenileme ve diriliş”  

                                   

ISBN 978-605-61938-1-1

Büyüklük: 17 x 24 x 332 

                                         adlı kitabın kısa özeti:  

 

17 x 24 x 332 sayfa

Tüm Dünya İslam aydını, Kur’an’ı yanlış tercüme ve tefsir ederek bir yandan müslümanları Cennet yerine cehenneme sürüklerken diğer yandan İslam dinini ve Kur’an’ı beşeri dinlere karşı küçük düşürerek müslümanı sahte bir kitaba inanan gerici ve yobaz konumuna getirdiler.


 

Birkaç örnek: 

- bir Ekmek çalan insanın elini Kur’an adına kestirmek, 

- Zina edeni taşlayarak öldürmek, Yaratıcı yüce Allah adına İnsan öldürmek. 

- Kur’an’ın kadını ikinci sınıf İnsan göstererek kadını erkeğe dövdürmesi, vs. gibiler. 

Peygamberler de rahat bırakılmadı. 

- Peygamber İbrahim a.s. oğlunu canice kesmeye kalkmış, 

- Musa a.s. Davut a.s. adam öldürmüş, 

- bizim peygamberin 9 karısı varmış şeklinde ala-bildiklerine yalan ve iftiralar yağdırıyorlar.

     Onların birde Ateş ile yanan cehennemleri var, onların yalan ve iftiralarına inanmayan kimseleri, ateşle yanan cehennemin içine ebedi kalmak üzere  –atı-verirler. Et ve kemikten yaratılan İnsan, Ateş içinde ebedi nasıl yanacak- ancak İslam aydını bilir.

 

     Müslümanları ve tüm insanlığı derinden sarsan ve üzen bu iftiralara bir son demek için yazdığım Internet sayfalarında ve tüm kitaplar da, hasetsen “Yaratıcımız yüce Allah: Kur’an’ı yeniden veriyor” adlı kitapta, tüm İslam aydınına seslenerek Kur’an’ı nasıl yanlış tercüme ve tefsir ettiklerini kelime kelime, Ayet Ayet göstererek yaptıkları iftiralara son vermelerinin gerekliliğine işaret ederek başta verilen Kur’an’a dönmeye çağırıyorum.

 

      Bunlara ek olarak Yaratıcımız yüce Allah, Kur’an’ı yanlış tercüme ve tefsir eden ve yanlış kapılarda görev yapan İslam aydınını en büyük düşman ilan ederek onlara en büyük cezayı vereceğini Ayetler ile belgeleyerek yaptıkları yanlışlara son vermeleri için, düşünmeye çağırıyorum.


 

İşte başta verilen Kur’an geliyor:

       Bir önce ki yıl Almanya da yayınladığım “Bei schwierigen Frage: Lass den Kur’an sprechen”  (Ağır sorular için: Kur’an konuşsun) adlı kitapta (ISBN 978-941865-01-3) ve aynı dönemde Türkiye de yayınladığım “İslam Din-inde: Yenileme ve diriliş” adlı kitapta (ISBN 978-605-61938-1-1 Kur’an’ın çelişkili olmadığı- bilakis  % 90 civarında yanlış tefsir ve tercüme edildiğini belgeliyor ve yazdığım yazılarla Kur’an’ın hiçbir çelişki ve tutarsızlığı olmadığını kelimesi kelimesine, Ayeti Ayetine belgeliyorum.
 

      Böylece tüm Peygamberlere yapılan iftiraları ve İslam’a yükletilen kamburları, Kur’an Ayet’leri ile bertaraf ederek İslam dinini, inanılır Din konumuna kavuşturuyorum.
 

Yaratıcımız yüce Allah, dinine ve Kur’an’a sahip çıkıp konuya içtenlikle yaklaşan kimselerin yardımcısı olsun.          Mustafa Beder

 

 

 

Almanca dan yayınladığım Kitap:  

 

„Bei schwierigen Fragen: Lass den Kur-an sprechen“ 

ISBN 978-3-941865-01-3    

büyüklük: 17 x 24 x 452  

Sipariş: Buchwerft.de

                                              adlı kitabın kısa özeti:

 

Tüm Dünya İntellektüeline: Kur’an dan- hodri meydan

 

      Bilindiği gibi, son yıllarda İslam dünyasının üzerine yapılan baskılar, baskı denmenin ötesinde- haince denecek kadar üzen ve herkesi derinden yaralayan –nedensiz saldırılardır.

       Her ne kadar Kapı arkalarında düşündükleri başka ise de, ön planda tüm bu baskılara neden olarak gösterdikleri; İslam Din’i- sahte bir Din ve kutsal Kitab’ı olan Kur’an, Ayet ve kelimeleri birbirini tutmayan saçma, çelişkili ve Dünya da hiç kimsenin yazamayacağı boyutta tutarsız bir Kitap olduğu –söylemeleridir.

     Bunlar dan yola çıkarak da, İslam dünyasında yapılan Çağ dışı uygulamaların sözü edilen “baskı nedenlerine” kaynak olarak gösterirler. 

Örneğin: 

- Bir Ekmek çalan yoksulun elini Kur’an adına kestirmek, 

- Zina eden kimseleri, taşlayarak öldürmek. 

- Hürriyet kısıtlamaları, 

- Kadının ikinci sınıf İnsan muamelesi görmesi vs. gibileri neden göstermeleridir.

 

      Tüm bunlara neden,İslam aydınının Kur’an’ı % 90 civarında yanlış tercüme ve tefsir etmiş olmalarındandır. Dünya insanını korku ve endişelere soktular. Hiç kimse Kur’an’ın adını bile duymak istemiyor, O-den Kur’an yanlış tercüme ve tefsir ediliyor. Kur’an’ın inanırlığını yok ettiler.

 

Hayır, Kur’an çelişkili değil, Kur’an yanlış tercüme ve tefsir ediliyor ve öylece ilk başta verilen Kur’an –konuşturulmuyor.

 

                             Sonnoktayı koyduk;

 

Bundan böyle sadece ilk başta verilen Kur’an konuşacak. Görelim ve bakalım Kur’an ne istiyor.      Korkulması gereken kimmiş –bilelim.  

 

Yaratıcımız yüce Allah, içtenlikle ilgilenenlerin yardımcısı olsun.     

                                                                             Mustafa Beder

 

Üçüncü Kitap: 

 

“İlkbaşta verilen Kur’an’a göre: İman” ISBN978-605-61938-0-4  büyüklük: 13 x 19 x 152  

                               adlı kitabın kısa özeti:

 

  

     Günümüzde <İman> kelimesi, “inanmak” anlamı ile sınırlandırılarakİslam da “eylem zorunluluğu” kaldırılıp –güncel yaşam, mevcut sistem vedüzenlerin tasarrufuna bırakılmıştır.

     Yaşadığımız şu dönemlerde müslümanın hayatını Kur’an değil, beşeri düzen vesistemler  “belirler”.

     Öylece Müslüman- kendi hayatına sahip çıkamadan başkalarının dayattığıyaşama biçimine teslim olarak- zülüm ve fesatçı zihniyetlerin dünyayı alantalan etmesine - katkı sağlar duruma götürüldü.

 

İlk başta verilen Kur’an susturularak birilerinin <İman> kelimesine verdiği anlam ile- Müslüman aldatılıyor.

 

“İlk başta verilen Kur’an’a göre:<İman>” adlı kitapta –Kur’an, tercüme kurallarınabağlı olarak kendi dilinde konuşturulduğu için yaratıcımız yüce Allah’ın <İman> kelimesi ile insanlardan neyi beklediğini- Ayet ve kelimelerle bire-bir belgeleyerek İslam dinini, Sünni dayamalardan (= hurafe vebidatlerden) arındırarak ilk başta verilen Kur’an’a bağlamaktadır.

 

     Daha ilk başta <Fatiha> süresinin gerçek anlamı saptırılarak insanların Kur’an’a göre <İman> etmeleri engellenmiştir. Kur’an, tercüme kurallarına göre tercüme edilince <İman> etmenin ne ve nasıl olduğu, Ozaman ortaya çıkmış olur.

 

     İnsan hayatının en önemli konusu olan <İman’ın> -tarifini, hayatın ve Cennetin sahibi olan Yaratıcı yüce Allah, <Fatiha> süresinde –yapar.

 

     Kur’an’da <Fatiha> süresi olarak bilinen 1. sürenin “İslam’a giriş sözleşmesi” olduğunu ve öylece bizden çok daha farklı görev beklediğini ilk kez “İlk başta verilen Kur’an’a göre: İman” adlı kitapta Ayetlerle açıklayarak –belgeliyorum.

     Yine aynı kitapta, İslam dinine girecek bir kimseye- İslam dosyasının açılabilmesi için olmazsa olmaz şartların neler olduğunu ilk kez açıklayarak yapılacak amellerin kayıt yapılmasının gerekçelerini Ayetlerle belgeliyorum.

 

     Tüm çalışmalarımda- ister itikadı konularda olsun ister ameli konularda olsun sadece “ilk başta verilen Kur’an”konuşuyor.

 

Konuya samimiyetle eğilen ve ilk başta verilen Kur’an’a sahip çıkan okuyucu-ya, yaratıcımız yüce Allah –yardımcı olur <İnşa-Allah>. 


 

                                                                      Mustafa Beder

 

 Devamı geliyor:  


 

 Kur'an'ın tercümesine başlamadan önce, bir Kitap daha geliyor <İnşa-Allah>.